cover

Tarihte Gökçeada

Doğası, iklimi ve havası ile görenleri büyüleyen Gökçeada tarihiyle de oldukça etkileyici. 

Türkiye’nin en büyük adası olan ada, Antik dönemden 1970’e kadar İmroz (İmbros) adıyla anıldı. 

Tarih boyunca farklı medeniyetleri ağırlayan Gökçeada’nın iskân tarihi tam olarak bilinmemekte, fakat tarihi kaynaklar sayesinde M.Ö 2000’li yıllara kadar Yunan ve Ege adalarının hakiminin İyonlar olduğu bilinmektedir. İyonların ardından Akarlar, daha sonrada Orta Avrupa’dan gelen Dorlar adaların sahipleri oldular. 

Ancak yapılan göçlerden önce de Gökçeada’da yaşayanların olduğu, adaya ilk yerleşenlerin Pelasglar, Tirsinler ve Legesler olduğu kabul edilmektedir. Bu halklara “Yunanlılardan önceki” anlamına gelen Prohenler denilmiştir. Daha sonra kısa süreli Pers egemenliğine giren Gökçeada, M.Ö 448 yılına gelindiğinde Atinalılar ile Persler arasında yapılan barış ile Atina’ya bağlanmıştır. 

Yıllar içinde Yunan karakteri kazanan Gökçeada; Roma ve Makedonya’nın Yunanistan üzerinde hegemonya kurmak istemesi uğruna M.Ö 215 – 148 yılları arasında gerçekleştirdiği Makedon Savaşları sonucunda Roma İmparatorluğu’nun eline geçti.

Fakat 395 yılında Kavimler Göçü’nün etkisiyle ortaya çıkan karışıklıklar Roma İmparatorluğu’nu ikiye bölünmesine neden dolu. Gökçeada önce Doğu Roma İmparatorluğunun himayesine geçti, ardından da Venedik ve Cenevizliler arasında el değiştirdi.

Uzun yıllar boyunca Venedik ve Cenevizliler arasında kalan ada, 1262 yılında Bizans’a bağlı Palaiologos hanedanlığına katıldı.

1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethetmesi Gökçeada’nın da kaderini değiştirdi, adadaki Bizans güçleri adayı terk etti.

İki yıl boyunca başı boş kalan Gökçeada, 1455 yılında Osmanlı İmparatorluğu toprakları arasına katıldı. Ancak savaşlar nedeniyle dönem dönem yine Venediklilerin eline geçti.

Gökçeada daha önce Limni’ye bağlıydı. Kanuni Sultan Süleyman tarafından vakıf ilan edildi, kaza statüsü kazandı. Böylece maddi gelişimi de desteklenen adada, Türkler ve Rumlar birlikte huzurla yaşadılar.

Ada, 1912 yılında 1. Balkan Harbi sırasında Yunanlılar tarafından işgal edildi. 1913 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve Yunanistan Krallığı arasında yapılan Atina Anlaşması ile Yanya, Selanik, Girit ve Gökçeada ile Bozcaada dışındaki tüm Ege Adaları Yunanistan’a verildi. 

Fakat 1914 yılında 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Yunanlılar ada kalmaya devam ettiler. Bu nedenle İngiliz, Fransız ve Anzaklar adayı hem deniz hem de hava üssü olarak kullandılar. 

1. Dünya Savaşı ve sonrası dünya haritasında pek çok değişiklik yaşandı. Gökçeada’nın himayesinde olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sonlanması da bu değişikliklerden biri oldu.

24 Temmuz 1923 tarihinde; TBMM temsilcileri, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Sulh Muahedenamesi’ni (Lozan Barış Antlaşması) imzaladılar.

Gökçeada da bu anlaşma neticesinde, 22 Eylül 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştı.

Günümüzde 22 Eylül tarihi Gökçeada için çok önemlidir ve adanın Kurtuluş Günü olarak kutlanmaktadır. 

Gökçeada’ya seyahatinizde, adanın geçmişte pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını, hala farklı medeniyetlerin izlerine ve dokularına rastlamanızın mümkün olduğunu unutmayın.