cover

Aromaterapi nedir ve tarihçesi

Kokunun ve Tedavinin Tarihçesi: Aromaterapi

Aromaterapi Nedir?

Bitkilerden elde edilen aromatik esansiyel yağların fiziksel ve psikiolojik rahatsızlığı gidermek için tedavi amaçlı kullanımına aromaterapi denir[1]. Aromaterapi, tamamlayıcı tıpta önemli bir yere sahip olup, tamamen doğaldır. Aromatik bitkilerin yağları doğru dozlarda, doğru uygulama ve uygun sıcaklıkta uygulandıklarında etkilerini göstermektedir[2].

Aromaterapinin Tarihçesi

Aromatik bitkilerin en eski kullanım örneklerini Eski Mısır’da MÖ. 4500 yılına ait papürüslerdeki kayıtlardan parfümlü yağlar, kokulu ağaç kabuklarıv reçinelerin kullanıldığını ve aromatik karışım reçetelerine ulaşmaktayız.[3] Mumyalama yöntemi esnasında da kullanıldığı yapılan kimyasal araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır. MÖ 3700-3500 yıllarına tarihlenen mumyada kullanılan formülde muhtemelen susam olduğu düşünülen bitki yağı, yine hasırotunun kökü, akasya olabilecek bir bitkiden doğal şeker temin edilmiştir. Çam ağacından alınan bir reçine ve tüm elde edilenler bir yağın içinde karıştırılarak anti-bakteriyel bir özellik elde edilerek mumyanın çürümesi engellenmiştir[4].

MÖ. 3000 yılında Doğu Hindistan’da bulunmuş olan pişmiş toprak kabta yapılan incelemeler sonucunda içinde yağ çıkarma işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Bulgular bize Hindistan’da çok eski zamanlardan beridir aromaterapi yağlarının sağlık, kozmetik ve dini ritüellerde kullanıldığını göstermektedir[5].

Çin’de ise MÖ 3217 yılında Hükümdar Shen Nong tarafından 100 kadar şifalı bitki üstüne yazdıklarıyla ve bu bitkileri tek tek tadarak hastalıkları iyi gelenler tanıtmıştır. Yazının daha gelişmediği bu dönemde, kırık ve eğri çizgilerle yazılmış olan, en eski şifalı bitkiler kitabının adı “çiftçi ruhu bitki özü sözleri”dir[6].

MÖ. 2500 yıllarında ise İran’da aromatik yağları damıtmak için kullanılan kil aparatlar tespit edilmiştir. Babil’de ortaya çıkarılan kil tabletlerden kentte 57.000 libre (1 libre= 453,6 gram) günlük buhur yakıldığı ortaya çıkarılmıştır[7].

Eski Yunan’da ise bitkilerle ilgili ilk çalışmalardan biri olan ve bu konuda kitap yazan MÖ. 460-370 yıllarında yaşamış olan Hippokrates’tir. MÖ. 384-305 yıllarında yaşamış Aristotales ve MÖ 372-286 yılları arasında yaşamış olan Theophrastus botanik bilmi üzerine çalışmalar yapmıştır. Hatta Theophrastus, Aristo’nun kurduğu ve içinde 450 türe ait bitkinin bulunduğu ilk botanik bahçesini geliştirmiştir.

İlkçağların botanikçisi Adana-Kozan doğumlu Dioscorides (MS 64-?) Neron zamanında orduda doktor olarak çalışmış ve 500 tıbbi bitkiyi resimleyip derlediği “Matera Medica” kitabının da yazarıdır[8].

Yunan, Roma ve Mısır Uygarlıklarında “kyphi” olarak isimlendirilen parfüm, MÖ.  1500 yıllarında ticari bir ürün olarak satılmıştır. Bilim insanlarınca 16 bitkiden oluştuğu düşünülsede çevride 12 tane bitkiden oluştuğu tespit edilmiştir[9].

Dünyanın ilk parfümü (Kyphi)

Hint kamışı, Çin tarçını (sinameki), tarçın, topalak, günlük, kına, ardıç, mastika, kokulu sarı sakız, safran, Hint sümbülü, yabani fıstık ağacı (terementi yağı)

Roma İmparatorluğu’nun sona ermesiyle Avrupa’da karanlık çağlar başlamış, aromatiklerle ilgili damıtma ile ilgili bilinenler manastırlara haspolmuş, rahipler tanrının şifa dağıtıcıları haline dönüşmüştürler. Ortaçağ’da veba (kara ölüm) salgını boyunca hem evlerin içinde hem de caddeler çam, deri, servi gibi aromatik ağaçlar yakılmak suretiyle tütsüleme yapılmıştır. Araplar şifalı bitki kullanımı ve damıtma yöntemlerini Haçlı seferleri ve Arap birliklerinin vasıtasıyla Avrupa’ya tekrar taşımışlardır.  MS 1200 yılına kadar Almanya’da 47 farklı uçucu yağ damıtılıyordu.

Esansiyel yağ  elde etmek için “İmbik” denilen damıtma aracını İbn-i Sina kullanmış olup, Osmanlı Dönemi’nde de bitkileri tanımak, toplamak, satın almak, hastaneye götürüp, ilaç yapmakla sorumlu uşşaban ve şebetyan adında iki görevli bulunmaktaydı[10].

Uçucu yağlar 1900’ün başlarında en güçlü ilaç olmuştur. Aromaterapinin modern babası Dr. Rene Maurice Gattefosse, ailesinin parfüm labratuvarında çalışırken çıkan patlamada eli yaralanmıştır. Can havliyle elini lavanta yağı dolu bir kaba sokar ve ağrısının azaldığını fark eder. Ve bu olayın sonunda da yanık izinin de geçtiğini görür. Bu olaydan sonra yaşamının geri kalanın uçucu yağların iyileştirici etkisi üzerine bilimsel bir temelde çalışmalar yapmıştır. Aromaterapi ismini ilk defa kullanan Gatteosse aynı isimde 1937 yılında kitap da çıkarmıştır.

Gatteosse’nin çalışmalarından çok etkilenen Dr. Jean Valnet, antiseptik uçucu yağ solüsyonları ile II. Dünya Savaşı’nda savaş yaralarını iyileştirmiştir. Daha sonra “Bitki Özleri İle Hastalıkların Aromatik Tedavisi” adlı kitabı 1964 yılında kaleme almıştır. Victoria Edwards, Kurt Schnaublet ve Marcelle Lavabre tarafından 1987 yılında Amerikan Aroma Terapi Birliği kurulmuştur[11].

[1] Kanat Tayfun “Aromaterapi” https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/819797

[2] https://tibuad.istanbul.edu.tr/tr/content/blog/aromaterapi-(antiviral-ucucu-yaglar)

[3] Lighte Miller,Bryan Miller, Ayuveda &Aromaterapi, Platform, 2001, s: 86

[4] https://arkeofili.com/antik-misir-mumyalama-formulu-ortaya-cikti/

[5] Tülin Özçakır, Aromaterapi: Etkisi Kanıtlanmış Şifalı Yağlar, İstanbul Tıp Kitabevleri, 2019

[6] http://www.akupunkturile.com/cin-sifali-bitkilerinin-tarihcesi/

[7] Lighte Miller,Bryan Miller, Ayuveda &Aromaterapi, Platform, 2001, s: 89

[8] Şinasi Yıldırımlı, “Etnobotanik ve Türk Etnobotaniği”Kebikeç, sayı:14, 2004, s:178.

[9] Lighte Miller,Bryan Miller, Ayuveda &Aromaterapi, Platform, 2001, s: 90-91.

[10] http://sssjournal.com/Makaleler/624669480_14_5-32.ID1383_Baltac%c4%b1&T%c3%bclek%20Deniz_1802-1809.pdf

[11] Lighte Miller,Bryan Miller, Ayuveda &Aromaterapi, Platform, 2001, s: 91-94.